Mobil teknolojik cihazların kullanımı gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Artık spor salonundayken, koşarken ve yürüyüş yaparken ya da yolculuk halindeyken teknolojik cihazlarımızı kullanmaya devam edebiliyoruz. Günün her saati ve her yerde müzik dinleyebiliyor, bir şeyler izleyebiliyoruz. Bütün bunları yaparken çevremizin sesten rahatsız olmaması için daha fazla kulaklık kullanmaya başlıyoruz. Kulaklık kullanımının bu kadar artması bazı tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Yapılan araştırmalarda özellikle gençlerin günlük ortalama ses seviyesinin 70 desibelin üzerinde olduğunu ve bunun ileride işitme kayıplarına neden olacağı belirtiliyor. Ayrıca sadece ses seviyesi değil, kulaklıkların temizliğinin de yeteri kadar yapılmadığı dikkat çekilen tehlikeler arasında yer alıyor. Kullanımının daha kolay olması, yanımızda her yere taşıyabilmemiz ve şık görünmesi nedeniyle kulak içi kulaklıklar diğer kulaklıklardan daha popüler görülüyor. Özellikle Bluetooth teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte kulak içi kablosuz kulaklıklar en fazla kullanılan cihazlar arasında yer alıyor. Ancak bazı özellikleri nedeniyle doğru bir şekilde kullanılmazsa, kulak üstü kulaklıklara göre daha fazla dezavantajı bulunuyor.

Kulak içi kulaklıklar sesi doğrudan kulak kanalının içine verdikleri için, ses seviyesi yükseldiğinde kulaklara ciddi anlamda zarar verme riski artıyor. Kulaklarınızla kulaklık arasında koruyucu bir şey bulunmuyor. Kulak içi kulaklıklar aynı zamanda kulak kirini kulağın derinlerine doğru itebiliyor. Bu durum işitmenizi zayıflatmaya başlıyor. Kulak kirinden dolayı tıkanıklık oluşmaya başlıyor ve bundan kaynaklı sesi daha fazla yükseltmeniz gerekiyor. Ses seviyesinin artması da işitme duyunuza zarar vermeye başlıyor.

Bu tarz dezavantajları nedeniyle insanların kulak içi kulaklıkları kullanmasının engellenmesi gerekmiyor. Sadece alınacak bazı önlemler ve kulaklığı doğru bir şekilde kullanmak olası zararları büyük ölçüde engelliyor. Kulak içi kulaklığı doğru kullanmak için bazı detaylara dikkat etmemiz yeterli oluyor.

Kulak İçi Kulaklığı Doğru Kullanmadığınızda Ne Gibi Tehlikeler Bulunuyor?

Kulak içi kulaklığınızı doğru bir şekilde kullanmadığınızda yaşayacağınız bazı sorunlar bulunuyor. Bu sorunların başında işitme kaybı geliyor. İşitme kaybı, bir ya da iki kulakta birden kısmen veya tamamen duyamama olarak tanımlanabiliyor. Bunun başlıca nedeni de yüksek sese maruz kalma olarak belirtiliyor. Bu durum genellikle, kulaklardan beyne sesi ileten kulak tüyü hücrelerinin zarar görmesiyle oluşuyor. Kulak tüyü hücrelerinin normalde kendini zamanla iyileştirme özelliği bulunuyor. Ancak uzun süre yüksek sese maruz kalındığında bu hücreler kalıcı olarak yok olabiliyor.

Bu nedenle, kulak içi kulaklıkların işitme kaybı ile ilişkisi sesin yüksekliği ve ne kadar uzun süre olmasına bağlı oluyor.

Kulak içi kulaklık doğru kullanılmadığında kulak enfeksiyonlarına da neden olabiliyor. Düzenli olarak kulaklığınızı temizlemediğinizde kulaklık üzerinde biriken bakteriler kulak kanalına yerleşiyor ve orta kulakta iltihaplanmaya yol açıyor. kulak içi kulaklıklar, kulaktaki hava geçişini de engellediği için burada biriken bakterilerin daha hızlı üremesine neden oluyor.

kulakici kulaklik zararli mi teknosa

Gürültü Önleyici Kulaklıkları Tercih Edin

Kulaklıkları çoğunlukla dışarıda ve ortam sesinin fazla olduğu yerlerde kullanıyoruz. Eğer dışarıdan gelen sesler çok fazlaysa kulaklıktan gelen sesleri net olarak duyabilmek için sesi daha fazla açmak zorunda kalıyoruz. Bu da desibeli yükselttiği için işitme duyumuza zarar vermeye başlıyor.

Bu tarz durumlar için gürültü önleyici kulaklıkları tercih etmek en etkili çözüm oluyor. Kulaklıklarda iki tip gürültü önleme özelliği bulunuyor. Bunlardan ilki pasif gürültü önleme olarak geçiyor. Kulaklıkta bulunan dolgu ya da sünger gibi malzemelerle dışarıdaki gürültünün kulağa girmesine engel oluyor. İkincisi ise, teknolojik bir geliştirme sayesinde eklenen aktif gürültü önleme özelliği oluyor. Kısaltılmış şekli ANC olan aktif gürültü önleme özelliği, dış seslerin kulağınıza gelmesine engel oluyor ve kulaklıktan gelen sesler daha net duyuluyor. Böylece ortam gürültüsü nedeniyle müziğin sesini açmak zorunda kalmıyorsunuz. Hem daha eğlenceli zaman geçiriyor hem de kulaklarınıza zarar vermiyorsunuz.

Ses Seviyesini Güvenli Seviyeden Yukarıda Tutmayın

İnsan kulağı 70 desibele kadar olan sesleri rahatlıkla ve güvenle duyabiliyor. Normal bir konuşmanın ortalama seviyesi 60 desibel olduğu düşünüldüğünde 70 desibel bundan daha yüksek kalıyor. Her ne kadar güvenli bir seviye gibi görünse de, 70 desibel ses seviyesine uzun süre maruz kalmak yine işitme sorunlarına yol açabiliyor. 85 desibelin üzerine çıkıldığında ise işitme kayıpları yaşanabiliyor.

Kulaklıkla müzik dinlerken ses seviyesini ölçemeyeceğimiz için bu desibel hesabı aslında çok fazla işimize yaramıyor. Bu nedenle uzmanlar bu konuyla ilgili cihazınızın maksimum ses seviyesinin %60’ından daha aşağıda dinlemenizi öneriyor.

Bazı mobil cihazlar kulaklık takılı olduğunda ses seviyesini ölçümleyip eğer yüksekse uyarıda bulunuyor. Bu uyarıları bazen görmezden gelebiliyoruz ancak ses normalde 85 desibelin üzerine çıktığında bu uyarı geliyor ve bu seviyelere bir süre maruz kalmak ciddi işitme sorunlarına yol açabiliyor.

Kulakların Dinlenmesine İzin Verin

Kulak içi kulaklık kullanırken sadece güvenli seviyede dinlemek yeterli gelmiyor. Bu konuda Dünya Sağlık Örgütü, günde yalnızca 8 saate kadar güvenli seviyede dinlemeyi öneriyor. Güvenli seviyenin üzerine çıkıldığında ise bu süre daha da kısalıyor. Yani kulak içi kulaklığınızı güvenli seviyede kullansanız bile uzun süreli kullanımlarda yine kulaklarınıza zarar verebiliyor.

Bu düzenlemek için uzmanlar yüzde 60 / 60 kuralını öneriyor. Bu kural ile kulaklığınızı ne kadar süre ve seviyede kullanmanız gerektiğini bilebiliyorsunuz. Yüzde 60 / 60 kuralında, ses seviyesini cihazın %60 seviyesinde ve günde en fazla 60 dakika dinleyebiliyorsunuz. Eğer yüzde 60’dan daha yüksek seviyede dinlemek istiyorsanız 60 dakika süreyi kısaltıyorsunuz. 60 dakikadan daha uzun süre dinlemek istiyorsanız da bunun tam tersini uyguluyorsunuz. Yani cihazın ses seviyesini %60’ın altına indiriyorsunuz.

Kulak İçi Kulaklığınızı Paylaşmayın

Bazen dinlediğimiz güzel bir müziği yanımızdaki arkadaşımızla ya da sevdiğimiz biriyle paylaşmak istiyoruz. Bunun için de çoğunlukla kulaklığın tekini ya da tamamını veriyoruz. Kulaklığınızı paylaştığınız kişiyi ne kadar tanıyor ve seviyor olsanız da, kulaklarının hijyenini ne kadar koruduğunu bilemiyorsunuz. Temiz bir insan olduğunu bilseniz de tam olarak emin olmamanız gerekiyor. Kulaklığınızı paylaştığınızda da bakterileri kendi kulağınıza sokabiliyorsunuz. Aynı şekilde sizin kulağınızda bakteriler varsa arkadaşınıza transfer etmiş oluyorsunuz.

Kulaklık paylaşımında bu risk her zaman bulunuyor. Ancak kulak içi kulaklık kullandığınızda doğrudan kulak kanalına gittiği için riskleri ikiye katlamış oluyorsunuz. Eğer kulaklık paylaşmanızın zorunlu olduğu durumlar yaşıyorsanız gerekli hijyenik tedbirleri almanız sağlığınız açısından oldukça faydalı oluyor.

Kulaklığınızı Doğru Bir Şekilde Takın

Bu tavsiye kulağa çok basit gibi gelse de, araştırma sonuçları insanların ilk başta kulaklıkları doğru bir şekilde takamadıklarını gösteriyor. Özellikle kulak içi kulaklıkların yanlış takılmasından kaynaklı olarak bir süre sonra kulağın ağrımasına neden oluyor. Ayrıca kulağınıza uygun olmayan bir kulaklık seçtiğinizde doğru takmanız da mümkün olmuyor. Bu nedenle kulağınıza uygun olan bir kulak içi kulaklık seçtiğinizde ve bunu doğru bir şekilde taktığınızda çok fazla sorun yaşamıyorsunuz. Kulak içi kulaklığın zararlı olmasıyla ilgili pek çok söylem bulunsa ve bazı dezavantajları olsa da, bu şekilde olması gerekmiyor. Kulak içi kulaklığınızı kullanırken belirtilen noktalara dikkat ettiğinizde kulağınıza zarar vermesi konusunda da endişe etmenize gerek kalmıyor. Müziğinizi ve filmlerinizi istediğiniz gibi gönül rahatlığı ile dinleyebiliyorsunuz.

Yukarıda kulak içi kulaklık zararlı mı anlatmaya çalıştık.

Siz de en iyi kulaklıkları incelemek için buraya tıklayabilirsiniz.

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Diğer Yazılarımızı İnceleyin
yoganin amaci nedir teknosa
Devamını Oku

Yoganın Amacı Nedir?

Yoga, basit bir cümleyle tanımı yapılacak bir olgudan daha karmaşık bir yapıda bulunuyor. Amacını açıklamak istediğimizde de, aklımızı,…
radyoterapi teknosa
Devamını Oku

Radyoterapi Nedir?

Radyoterapi, kanser hücrelerini öldürmek için yoğun enerji ışınlarının kullanıldığı bir tedavi yöntemidir. Rayoterapide çoğunlukla X ışınları kullanılıyor ancak…