Sağlıklı bir hayat sürmemiz için suyun ne kadar önemli olduğu konusu her yerde sıklıkla vurgulanıyor. Günlük en az 2 litreyle en fazla 3 litre arasında su tüketmemizin vücudumuza sayısız faydası bulunuyor. Gün içerisinde zinde kalmamız ve daha aktif olabilmemiz için su tüketimini tüm güne yaymamız gerekiyor. Yani uzun süre su içmeyip bir anda 1 litre ya da 1,5 litre su içmek vücudumuza faydadan çok zarar veriyor. Bu nedenle her aklımıza geldiğinde, eğer aklımıza gelmiyorsa gerekirse telefonumuza hatırlatma kurarak düzenli aralıklarla su tüketimimizi tamamlıyoruz. Su tüketimi metabolizmayı hızlandırması ve kan basıncını dengelemesinin yanı sıra kilo verme konusunda da etkili sonuçlar veriyor. Yağ yakımını hızlandırdığı ve tokluk hissi verdiği için her diyet listesinde mutlaka bol su içilmesi tavsiye ediliyor. Son günlerde suyun bu faydalarından yola çıkılarak oluşturulan su diyeti dilden dile yayılmaya devam ediyor. Güncel diyet listelerinde ayrı bir başlık altında bulunan su diyeti, bilinçli ve kontrollü bir şekilde uygulandığında kilo verme konusunda kısa sürede etkili sonuçlar veriyor. Üstelik herhangi bir egzersize ihtiyaç duyulmadan kilo veriliyor olması, insanların biraz daha fazla ilgisini çekiyor. Ancak su diyeti fayda sağladığı kadar bilinçsiz yapıldığında vücudumuza büyük zararlar da verebiliyor. Bu nedenle su diyeti yapmaya karar verdiğinizde hem süre hem de uygulama bakımından oldukça dikkat etmeniz ve mutlaka öncesinde doktorunuza başvurmanız gerekiyor.

Su Diyeti Nedir?

Su diyeti, bol miktarda su ve sıvı aldığınız, bunun dışında gün içerisinde başka bir gıda alınmamasına dayanıyor. Diyetin ortaya çıkışıyla ilgili çeşitli söylentiler olsa da, altında insan vücudunun yapısına uygun olan bir teorisi bulunuyor. Bu teorilerden biri, yapılan araştırmalarda soğuk su içildiğinde vücudun kalori yakmasıyla ilgili oluyor. Soğuk su içildiğinde vücudumuz suyun sıcaklığını vücut sıcaklığımıza çıkarmak için kalori harcıyor. Böylece sadece su içerek bile kalori yakabiliyoruz.

 Su diyeti ile günlük hayatta sürekli ihmal ettiğimiz günlük su tüketimini tamamlayıp bunu bir alışkanlık haline getirme fırsatımız oluyor. Yeterli miktarda su aldığımızda böbreklerimiz daha fazla çalışıyor ve vücuttaki toksinlerin daha kolay atılmasına imkan veriyor. Eklemler ve omurgamızın da sağlığı için fazla suya ihtiyacı oluyor. Bu sayede onların da korunmasını sağlayabiliyoruz. Kan basıncımızı dengeleyip vücut sıcaklığımızı ayarlayabilmesi de suyun faydaları arasında sayılabiliyor.

Su Diyeti Nasıl Yapılır?

Su diyeti başladığınız ilk günden itibaren vücutta detoks etkisi yaratıyor. Kalori yakımını da hızlandıran bu diyet, günlük en az 2 ya da 3 litre su veya sıvı tüketilmesi esasına dayanıyor. Suyun tokluk hissi vermesi fayda sağlıyor olsa da sadece su tüketildiğinde kan basıncı düşüyor ayrıca başka besin alınmadığı için bağışıklık sistemimize de zarar verebiliyoruz. Bu nedenle su diyetini uygulamaya karar verdiğinizde kesinlik sadece su tüketilmemesi gerektiği, yanında besin değeri yüksek sıvıları da almamız gerektiği belirtiliyor. Bir diğer önemli nokta da diyetin 3 gün ile bir hafta arasında yapılması gerekiyor.

Sabahları uyandıktan sonra bir bardak limonlu ılık su içiyoruz. Bu bizim hem güne enerjik başlamamızı hem de metabolizmamızın hızlı bir şekilde çalışmasını sağlıyor. Limonun bol miktarda C vitamini içermesi de ayrı bir fayda sunuyor. Bağışıklık sistemimize yaptığı katkının yanı sıra, hücrelerimizi serbest radikallarden koruduğu gibi kalp ve damar hastalıklarını da önlüyor. Limonun yaptığı katkılar saymakla bitmiyor. İçerdiği polifenol antioksidanları sayesinde kilo alımını yavaşlatıyor ve leptin hormonu üretimini dengelediği için açlık dürtümüzü de baskılıyor.

Sabah güne bu şekilde başladıktan sonra her öğün aldığımız gıdalara ekstra önem vermemiz gerekiyor. Suyun yanı sıra lif içeriği yüksek taze meyveler de diyet listemizde yerini alması gerekiyor.

Su diyetinde bir günümüz yaklaşık olarak şu şekilde geçiyor:

Kahvaltıda, 1 bardak taze sıkılmış portakal suyu içiyoruz ve 6 adet çilek ve yanında yulaf ezmesi yiyoruz.

Kahvaltıdan sonra bir ara öğünümüz bulunuyor. Ara öğün saatini öğle saatlerine yakın yapmıyoruz. Aksi halde tokluk hissinden dolayı öğle yemeğini yemek aklımıza gelmeyebiliyor. İlk ara öğününüzde taze zencefil ile demlenmiş ılık bir papatya çayı içiyoruz.

Öğle yemeğinde ise 2 bardak suyun yanında 2 kase sebze çorbası ve salata yiyerek vücudumuzun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri de almış oluyoruz. Öğle yemeğinden akşam yemeği vaktine kadar tam olarak 3 ara öğün yapılması tavsiye ediliyor. Bu ara öğünlerin birincisinde 3 adet ceviz ve yeşil çay içiyoruz. İkinci ara öğünümüzde 2 dilim taze ananas ile 1 elma yiyoruz. Üçüncü ara öğünde ise yağsız beyaz peynirli yeşil salatanın yanında 1 bardak su içiyoruz.

Ara öğünleri öğle ve akşam yemeği saatleri arasında dengeli bir şekilde dağıtmamız gerekiyor. Hepsini belli bir saat aralığına sıkıştırdığımızda diğer saatlerde sorun yaşayabiliyoruz.

Akşam yemeğinde 2 bardak su içiyoruz. Onun yanında yine 2 kase sebze çorbası, 1 porsiyon haşlanmış sebze ve 1 kase yoğurt yiyoruz. Yoğurdun ev yapımı olması sağlıklı ve besleyici olması açısından çok önemli oluyor.

Akşam yemeğinden sonra bir ara öğünümüz daha bulunuyor. Bu ara öğünde de 15 adet üzüm, 1 adet şeftali ve 1 bardak su içilmesi öneriliyor.

Bu listeyi en az 3, en fazla 7 gün boyunca uygulayabiliyoruz. Bir haftadan uzun süre yapmak istediğinizde sağlık sorunları yaşama ihtimaliniz bulunuyor. Her diyette olduğu gibi su diyeti yapmaya karar verdiğinizde öncesinde doktorunuza bunu danışmanız gerekiyor. Sağlık verilerinize göre doktorunuzun yönlendirmesini takip etmeniz vücudunuz için en doğru karar oluyor. Eğer bir haftadan uzun süre yapmak istiyorsanız bunu mutlaka doktor kontrolü ile yapmanız gerekiyor.

su diyeti nedir teknosa

Su Diyetinin Faydaları Nelerdir?

Herhangi bir hastalığınız yoksa, yapacağınız su diyeti metabolizmanızı hızlandırarak yağ yakımını başlatıyor. Yağ yakmaya başladığınızda sıklıkla lavaboya gitmeniz gerekiyor. Göbek çevrenizde yağlanma varsa, bu bölgedeki yağların azalması için su diyeti oldukça etkili oluyor.

Su, sinir hücrelerini uyarıp vücudumuzdaki oksijen oranını artırıyor. Oksijen oranı arttığında ise stresiniz yatışmaya başlıyor. Bu nedenle diyet yapmasanız bile gergin anlarınızda mutlaka bir bardak su içmeniz öneriliyor. Diyet yaparken çok sık duygu geçişleri yaşayabiliyoruz. Bol miktarda su ve sıvı tüketeceğimiz için bu geçişlerden çok fazla etkilenmemiş oluyoruz.

Su diyetinin bir diğer faydası da böbrekleri temizlemesi oluyor. Böbreklerin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için düzenli su tüketiminin aksatılmaması gerekiyor. Böbreklerin yanı sıra, yeteri kadar su tüketilmediğinde bağırsaklarda da tembellik yaşanmaya başlıyor. Su diyeti yapmaya başladığınızda bağırsaklarınızın tembelliği gideriliyor ve düzenli bir şekilde çalışmaya başlıyor.

Su, doğadaki en saf ve en faydalı içeceklerin başında geliyor. Her yaştan insanın hayati içeceği olan su, aynı zamanda cildinizin de en büyük dostu oluyor. Su diyetini uygulamaya başladığınız andan itibaren cildinizin de temizlendiğini görebiliyorsunuz. Cildinizde yağlanma problemi varsa onu engelliyor ve aynı zamanda nem dengesini de korumasına yardım ediyor.

Su Diyetinin Zararları Nelerdir?

Su diyetinin faydaları ne kadar fazla olsa da bazı yan etkileri de bulunuyor. Şeker hastaları, hamileler ve yeni doğum yapmış anneler, tansiyon sorunu yaşayanlar, kronik böbrek rahatsızlığı bulunanlar, düzenli ilaç kullanan kişiler ve reflüsü olanların su diyetini yapması önerilmiyor. Bu tarz durumlarda su diyeti vücudunuz yeterince beslenemeyeceği için zararlı olabiliyor.

Yukarıda su diyeti hakkında detaylar paylaştık.

Siz mevcut diyetinizi mutlaka doktor kontrolünde yapmayı ve düzenli spor ile desteklemeyi asla unutmayın.

En iyi spor ve outdoor ekipmanlarını incelemek için buraya tıklayabilirsiniz.

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Diğer Yazılarımızı İnceleyin
ketojenik diyet nedir teknosa
Devamını Oku

Ketojenik Diyet Nedir?

Yoğun iş temposu ve salgın hastalıklar nedeniyle sağlıklı beslenme konusunda oldukça fazla araştırma yapmaya başlıyoruz. Beslenmenin sağlık durumumuzla…