Anadolu kültürünün en ilgi çekici efsanelerinden biri olan Şahmaran Efsanesi, daha önce çok az kişi tarafından bilinirdi. Efsaneyi konu alan dizinin yayınlanmasının ardından büyük bir kesim, bu hikâye hakkında araştırma yapmaya başladı.

Sadece Anadolu değil; İran, Irak gibi ülkelerin de efsaneleştirdiği Şahmaran hikayesi, kültürden kültüre değişiklik gösteriyor.

Şahmaran Kimdir?

Şahmaran kelimesi, köken bakımından Farsça ‘Şah’ ve ‘Maran’ kelimelerinin birleşimidir. ‘Maran’ kelimesi ‘Yılanlar’ anlamına gelir. Üst kısmı insan, alt kısmı yılan olan bu mitolojik yaratık, bazı kültürlere göre cinsiyetsiz olsa da özellikle Türk kültüründe kadın olarak betimlenmiştir.

Güzelliği ve bilgeliği ile bilinen Şahmaran, yer altında huzur ve barış içinde yaşayan yılanların kraliçesidir. Daha önceleri insanlara iç içe yaşamışlardır fakat insanların kötü kalpliliğini, ihanetini, bencilliğini gördükten sonra yer altına inip saklanmışlardır. Binlerce yıldır insanlardan gizlenerek bir mağarada yaşamlarını sürdürürler. Şahmaran, oldukça merhametli ve fedakardır. Nitekim, bu merhamet onun sonunu getirir ve Şahmaran Efsanesi ihanetle sonuçlanır.

Cemşab Kimdir?

Küçük bir köyde, fakir bir ailenin tek erkek çocuğu olan Cemşab, babası öldükten sonra ailesini geçindirmek için odunculuk yapmaya başlar. Ailesinin karnını doyurmak için ise zaman zaman arkadaşlarıyla ava çıkardı. Bir gün yine arkadaşları ile birlikte avlanmaya giderken bir mağara keşfederler. Mağaranın içine doğru baktıklarında derinliklerde içi dolu bir bal küpü görürler. Mağaraya kim inecek diye tartışırlarken en sonunda bir iddiaya girerler. Kaybeden kişi mağaraya inecek ve içi bal dolu olan küpü yukarı çıkaracaktır. Ne yazık ki iddiayı kaybeden kişi Cemşab olur. Arkadaşları onu bir halat yardımı ile mağaraya indirirler. Cemşab bal küpünü alır ve halata bağlayıp, yukarı gönderir. Tam kendisi de yukarı çıkacağı sırada arkadaşları baldan daha fazla pay almak için ipi keserler ve Cemşab’ı oracıkta bırakıp, giderler. İnsanoğlunun ihaneti bu şekilde başlamıştır.

Şahmaran, İnsanoğluyla Tanışır

Cemşab, karanlık mağarada tek başına kalmıştır ve oradan çıkmanın yollarını arar. Mağaranın derinliklerine doğru gittikçe küçük bir delikten ışık süzüldüğünü fark eder. Deliği içinden geçebileceği şekilde büyütür. İçeri girdiğinde ise gördükleri karşısında dili tutulur. Çünkü içerisi Cemşab’ın daha önce görmediği güzellikler ile doludur. Kendini cennet bahçesine düşmüş gibi hisseder. Kısa bir süre sonra Cemşab’ın etrafını yılanlar sarar. Başta korksa da yılanların ona zarar vermediğini görünce rahatlar.

sahmaran efsanesi teknosa

Tam o sırada karşısında kafası insan, aşağısı yılan olan bir yaratık görür. Bu yaratık Şahmaran’ın ta kendisidir. Cemşab bu yaratıktan hiç korkmaz. Aksine onu görünce içini huzur ve güven kaplar. Şahmaran Cemşab’a arkadaşlarının ona ihanet ettiğini ve asla geri dönüp kurtarmayacaklarını söyler. Cemşab ise hissettiği derin üzüntüyle Şahmaran’a buradan çıkmanın yolunu sorar. Şahmaran, Cemşab’ın gitmesine izin vermez çünkü asırlardır saklandıkları yeri ve Şahmaran’ı görmüştür. Yerini insanlara söylemesinden endişelenir.

Cemşab, yer altında yaşamaya başlar. Bu arada Cemşab’ın da vücudu yılan pulları ile kaplanır. Çünkü Şahmaran’ı gören insanların vücudu, zamanla bu şekilde pullanır. Zaman geçtikçe Şahmaran ve Cemşab’ın dostluğu aşka dönüşür. Şahmaran, tüm bilgeliğini Cemşab’a aktarır. Evren hakkında ona tüm bildiklerini anlatır.

İhanetle Gelen Son

Yer altında aylar, yıllar geçiren Cemşab, artık Şahmaran’dan öğrenecek bir şeyi kalmayınca sıkılmaya başlar ve ailesini özler. Şahmaran’a evine gitmek istediğini söyler. Şahmaran’ın ise iki şartı vardır. Birincisi; Cemşab, Şahmaran’a dair gördüğü şeyleri kimseye söylemeyecektir. İkincisi ise; Yılan pullu derisini kimseye göstermeyecektir. Cemşab tüm şartları kabul eder ve köyüne döner.

O dönem ülkenin padişahı hastalanır ve yataklara düşer. Padişahın kötü niyetli veziri ise iyileşmesinin tek yolunun Şahmaran’ı bulup öldürmek olduğunu söyler. Padişah her yerde Şahmaran’ı aramaya başlar. Yılan derili birini görüp saraya getirene ödül vereceğini belirtir.

Köylülerden biri, bir gün Cemşab’ın sırtındaki pulları fark eder ve vezire ispiyonlar. Bunun üzerine Cemşab saraya getirilir. Şahmaran’ın yerini söylemesi için tehdit edilir ve işkenceye uğrar. Cemşab en sonunda büyük bir utançla Şahmaran’ın yerini vezire söyler.

Şahmaran yakalanır ve mahzene atılır. Burada Cemşab’la karşılaşan Şahmaran, Cemşab’ın utançtan kafasını kaldıramadığını görünce ona üzülmemesini, kendisini affettiğini söyler. Padişahın iyileşmesi için başını kaynatıp, suyunu padişaha içirmesini söyler. Vezire ise zehirli gövdesini yedirmesini söyler. En son kuyruğunu Cemşab’ın içmesini ister.

Şahmaran Efsanesi Hakkında Rivayetler

Cemşab, Şahmaran’ın söylediklerini aynen yapar. Padişah iyileşir, vezir ölür. Şahmaran’ın kuyruğunu kaynatıp içen Cemşab ise sonsuz bir bilgeliğe ulaşır.

Kimi rivayete göre sonsuz bilgeliğe erişen Cemşab, Lokman Hekim olur. Kimi rivayete göre ise Vezir öldükten sonra padişah Cemşab’ı veziri olarak atar.

Bilinen bir diğer rivayet ise Şahmaran, Cemşab’ı ölümsüzlük ile lanetlemiştir. Cemşab sürekli ölmenin yollarını arar. İntiharlara kalkışır fakat başaramaz. Hayatı boyunca ihanetin utancını taşır. Ayrıca efsaneye göre, yer altında yaşayan yılanlar Şahmaran’ın öldürüldüğünü duymaz. Sadece gittiğini zannederler. Şahmaran’ın öldüğünü duydukları gün yer altından çıkacak ve tüm insanoğlunu ele geçirerek ihanetin bedelini ödeteceklerdir.

Siz de yeni teknolojileri takip ediyorsanız; tüm teknolojik ihtiyaçlarınız için buraya tıklayabilirsiniz

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Diğer Yazılarımızı İnceleyin