Kutuyu açtınız, şişeyi bileğinize sıktınız, koku aklınızdaki gibi çıkmadı. Ya da sevdiğiniz bir parfüm var ama benzerini nasıl bulacağınızı bilmiyorsunuz. Parfüm seçimi çoğunlukla burada tıkanır. Zevkinizle ilgisi yok, bakılması gereken yere bakmıyorsunuz: etikette yazan konsantrasyona, kokunun hangi aileye ait olduğuna ve ilk beş dakikanın ne kadar yanıltıcı olduğuna.
Şişedeki EDP, EDT, EDC ne anlatıyor
Etiketteki kısaltmalar parfümün içindeki esans oranını anlatır: alkol ve suyun içinde ne kadar koku yağı çözüldüğünü. Yoğunluğu da kalıcılığı da bu oran belirler.
Parfum (Extrait). Yaklaşık %20-30 esans, türlerin en yoğunu. Altı sekiz saat taşır.
Eau de Parfum (EDP). %15-20 bandında. Günlük kullanımda en dengeli seçenek, beş altı saat.
Eau de Toilette (EDT). %5-15 aralığı. Hafif açılır, iki üç saat sonra çekilir.
Eau de Cologne (EDC). %2-4. Ferahlatır ama iki saati zor bulur.
Etiketi okurken işe yarayacak bir ayrıntı var. Bu oranlar sektörde bağlayıcı bir standarda dayanmıyor. Her marka kendi eşiğini kendi belirliyor, bir markanın EDT’si bir başkasının EDP’sinden yoğun çıkabiliyor. Etiket fikir verir, söz vermez.
Aynı parfüm neden yarım saat sonra başka kokuyor
Parfüm zamana yayılmış üç katmandan oluşur. Nota piramidi denen yapı bunu anlatır.
Üst notalar şişeden çıkan ilk izlenimdir. Narenciye, taze otlar, uçucu moleküller. Beş on beş dakikada dağılırlar.
Kalp notaları bunlar uçtuktan sonra ortaya çıkar ve bir saatten dört saate kadar taşır. Parfümün karakterini belirleyen katman burasıdır.
Dip notalar en ağır moleküllerden oluşur: sandal ağacı, reçineler, amber, misk. Tende saatlerce kalırlar, kumaşta bazen günlerce.
İlk beş dakikada verdiğiniz karar parfümün asıl kokusuyla ilgili değil. Kalp notasını görmeden hüküm vermek, filmi fragmanına bakıp değerlendirmeye benziyor.
Dört ana koku ailesi
Michael Edwards’ın 1992’de yayımladığı Koku Çarkı, dağınık görünen binlerce parfümü dört ana aileye indirir. Sektör hala bu haritayı kullanıyor.
Çiçeksi. En kalabalık aile. Tek bir çiçeğin kokusundan karmaşık buketlere kadar geniş bir alan. Şakayık ve frezyayla açılıp gül ile manolyaya inen Chloé Eau de Parfum, yapının ders kitabı örneği.
Amber. Uzun süre “oryantal” adıyla anıldı. Baharat, vanilya, reçine. Sıcak ve yoğun. Tarçın ve muskatla başlayıp hurma, tonka ve amberwood üstüne oturan Lattafa Khamrah bu tarafın yakın tarihli bir örneği.
Odunsu. Sedir, vetiver, meşe yosunu, sandal. Kuru ve topraksı bir zemin kurar. Kakule ve gül ağacını oud’la birleştiren Tom Ford Oud Wood, 2007’den beri ailenin başvuru noktalarından.
Ferah. Narenciye, yeşil notalar, su, meyve. Keskin ve temiz. Bergamot ve limonu deniz notalarıyla buluşturan Giorgio Armani Acqua di Gio 1996’dan beri bu ailenin en bilinen örneklerinden. Dior Sauvage ise aynı ailenin aromatik kanadında durur.
Çarkın mantığı komşuluk üzerine kurulu, yan yana duran alt gruplar birbirine benzer, karşılıklı duranlar uzaklaşır. Sevdiğiniz bir parfümün hangi aileye ait olduğunu bilmek bir sonraki denemede nereye bakacağınızı da söyler. Çark bu yüzden tek bir alışverişten çok kendi rafınızı kurarken işe yarar. Kokunun ruh hali üzerindeki etkisi ilginizi çekiyorsa rahatlatıcı kokular üzerine yazımız o tarafa bakıyor.
Denemenin doğru yolu
Yeni bir şişeye karar vermeden önce yapılabilecek en işe yarar şey, halihazırda sevdiğiniz parfümlerin nota listesini yan yana koymak. Üçünde de vetiver ya da tonka görüyorsanız aradığınız aile bellidir, yeni şişeyi o aileden seçmek olasılığı hatırı sayılır ölçüde daraltır. Hiç bilmediğiniz bir aileye geçiyorsanız küçük ya da seyahat boy bir şişeyle başlamak riski küçültür.
Şişe elinize geçtikten sonrası için de birkaç kural var.
Burun birkaç kokudan sonra ayırt etme yeteneğini kaybeder, o yüzden arka arkaya üçten fazla parfüm denemeyin, dördüncü hakkında verdiğiniz karar güvenilir değil.
Kağıt şeride sıkılan koku üst notaları gösterir ama sizin ten kimyanızla etkileşime girmez. Kararı tende verin: bir sıkım bileğinize, sonrası beklemek.
Sıktıktan sonra bileklerinizi birbirine sürtmeyin. Sürtünme ısı yaratır, ısı da üst notaların moleküler yapısını erkenden parçalar, koku hem kısalır hem de bir miktar bozulur. Bırakın kendiliğinden kurusun.
Karar için birkaç saat tanıyın. Nabız noktalarına sıkın, bilek ve boyun yeterli, sonra kokunun gün içinde ne yaptığını izleyin.
Kalıcılığı belirleyen ikinci değişken
Konsantrasyon işin bir yarısı. Katmandaki tekil notaların kendi gücü de belirleyici, ağır dip notalarla kurulmuş bir EDT hafif kurgulanmış bir EDP’den uzun kalabiliyor.
Ten tipi de işin içinde. Kuru ten kokuyu hızlı bırakır, nemli ten daha uzun tutar; parfümü nemlendirici sonrasında sıkmanın işe yaramasının nedeni bu.
Parfümü banyoda saklamayın
Banyo rafı en yaygın ve en zararlı alışkanlık. Duş sonrası buhar şişenin içine nem taşır, su molekülleri koku bileşenleriyle tepkimeye girip yapıyı bozar, önce narenciye notaları söner, sonra dip notalar acılaşır.
Sıcaklık dalgalanması da en az sürekli sıcaklık kadar yıpratır. Isınıp soğuyan bir şişe, sabit sıcaklıkta duran bir şişeden hızlı yaşlanır.
Serin, karanlık ve sabit bir yer arayın. 12-20 °C aralığı ideal, kapalı bir dolap ya da çekmece iş görür. Bu koşullarda açılmamış bir şişe üç beş yıl, açılmış bir şişe beş yedi yıl dayanabiliyor.
Sık sorulan sorular
EDP mi EDT mi tercih etmeliyim? Kullanım anına bağlı. EDT yazın ve gündüz için daha rahat, EDP akşam ve soğuk havada daha iyi taşır. Aynı kokunun iki versiyonu çoğu zaman farklı formüllerdir; ikisini ayrı ayrı deneyin.
Parfüm cilde mi giysiye mi sıkılmalı? Cilde. Koku sıcaklıkla açılır, bu işi de ten ısısı yapar. Giysi kokuyu daha uzun tutar ama piramidi çalıştırmaz, üstelik bazı kumaşlarda leke bırakabilir.
Kokunun ilk beş dakikası neden yanıltıcı? O aşamada aldığınız şey alkolün uçuşu ve üst notalar. Parfümün kimliğini kalp notası taşır, o da en erken yarım saat sonra oturur.
Bir parfüm bozulduğunu nasıl belli eder? Renk koyulaşır, kokuda metalik ya da ekşi bir açılış belirir. Şişe yarıya indiğinde içerideki hava oranı arttığı için oksidasyon hızlanır.
Nota piramidi her parfümde aynı işler mi? Hayır. Bazı modern kompozisyonlar katmanları iç içe geçirir, klasik piramitten çok daha düz bir seyir izler. Yine de çoğunluk için üç katmanlı yapı geçerli.
Yeni şişeyi açtığınız gün acele karar vermeyin. Bileğinize sıkın, gününüze devam edin; karar öğleden sonra kendiliğinden gelir. Parfüm modelleri arasında gezerken de önce ailesine, sonra konsantrasyonuna bakın.