Film izlerken patlama sahnesinde koltuğun titremesi, müzikte bas gitarın gövdesinin hissedilmesi. İkisini de yapan parça subwoofer.
Adı büyük bir kutuyu çağrıştırdığı için gereksiz bir lüks sanılıyor. Subwoofer, sistemin alt frekanslarını tamamlayan ayrı bir hoparlördür. Gerçekten gerekli olup olmadığı ise ana hoparlörlerin performansına, oda büyüklüğüne ve ne dinlediğinize bağlıdır.
Ne işe yarıyor
Subwoofer, yalnızca alçak frekansları çalmak üzere tasarlanmış bir hoparlör.
İnsan kulağı kabaca 20 hertz ile 20 kilohertz arasını duyar. Subwoofer’ın işi bu aralığın en altı; yaklaşık 20 ile 120 hertz arası.
O bölgeyi çalmak büyük bir koni ve çok hava hareketi gerektirir. Küçük bir hoparlör fiziksel olarak yeterli havayı itemez, bu yüzden alt frekanslar ya cılız çıkar ya hiç çıkmaz.
Alçak frekanslar aynı zamanda en çok enerji isteyen bölgedir. Subwoofer’ların çoğu bu yüzden kendi amplifikatörünü içinde taşır; bunlara aktif subwoofer deniyor.
Diğer hoparlörleri rahatlatıyor
Subwoofer’ın en az konuşulan faydası bu.
Sisteme bir subwoofer eklediğinizde alt frekans yükü ana hoparlörlerin üzerinden alınır. Küçük hoparlörler artık başaramayacakları bir işi denemek zorunda kalmaz.
Sonuç yalnızca daha çok bas değil, daha temiz bir orta bölge. Vokaller açılır, enstrümanlar birbirinden ayrışır. Çoğu kişi subwoofer ekledikten sonra “bas arttı” demez, “her şey netleşti” der.
Bu yüzden küçük hoparlörlü sistemlerde subwoofer, büyük hoparlörlü sistemlerden bile daha çok fark yaratıyor.
Aktif ve pasif
İki tür var, karıştırılmaları yaygın.
Aktif subwoofer kendi amplifikatörünü içinde taşır. Prize takarsınız, receiver’dan tek bir kablo çekersiniz, biter. Ev kullanımında neredeyse tamamı bu türden.
Pasif subwoofer harici bir güç kaynağı ister. Kurulum esnekliği sunar ama ek bir amplifikatör ve daha fazla planlama gerektirir; genelde özel kurulumlarda tercih edilir.
Bağlantı tarafında aktif modellerde LFE ya da subwoofer çıkışı kullanılır. Kablosuz bağlanan modeller de var, o durumda sadece güç kablosu çekmeniz yeterli oluyor.
Kapalı kabin ve bas refleks
Kutunun tasarımı sesin karakterini belirliyor.
Kapalı kabinde koninin arkası tamamen sızdırmaz. Bas daha sıkı, daha kontrollü ve daha hızlı durur. Müzik dinlemede tercih edilen davranış budur.
Bas refleks kabinde bir port bulunur. Kutunun içindeki hava hareketi bu delikten kullanılarak alt frekanslar güçlendirilir. Aynı boyuttan daha yüksek ses ve daha derin bas alırsınız, karşılığında bas biraz daha geç durur.
Film için bas refleks, müzik için kapalı kabin şeklinde kaba bir ayrım yapılır. Uygulamada iyi tasarlanmış bir kutu her iki işi de görüyor.
Yerleşim, cihazdan daha önemli
Subwoofer’da odanın etkisi cihazın kendisinden büyük.
Alçak frekansların dalga boyu uzundur ve duvarlara çarpıp geri döner. Bazı noktalarda dalgalar üst üste binip bası şişirir, bazı noktalarda birbirini söndürüp neredeyse yok eder. Aynı subwoofer, odanın iki farklı köşesinde tamamen farklı ses verir.
Köşeye koymak sesi en çok yükselten yerleşimdir ama en düzensiz olanıdır da. Duvardan biraz açmak genelde daha dengeli sonuç verir.
Pratik bir yöntem var. Subwoofer’ı geçici olarak koltuğunuzun yerine koyun, çalıştırın, sonra odada emekleyerek dolaşın. Basın en dengeli duyulduğu noktayı bulun; subwoofer oraya gider.
Ayarlar
Üç ayar sonucu doğrudan belirliyor.
Kesim frekansı. Subwoofer’ın nereye kadar çalacağını söyler. Ana hoparlörleriniz küçükse bu değeri yükseltmek, büyükse düşürmek gerekir. Yaygın başlangıç noktası 80 hertz civarı.
Faz. Subwoofer ile ana hoparlörlerin aynı anda itip çekmesini sağlar. Yanlış fazda bas zayıflar. İki konumu da deneyip hangisinde bas daha dolgun duyuluyorsa onu bırakın.
Seviye. En sık yapılan hata burada, subwoofer fazla açılıyor. Doğru ayarda subwoofer’ın çalıştığı fark edilmez; kapattığınızda müziğin çöktüğünü fark edersiniz.
Receiver’ınızda oda kalibrasyonu varsa bu üçünü büyük ölçüde kendi ayarlıyor. Kurulumun geri kalanını ev sinema ve receiver yazımızda anlattık.
Apartmanda subwoofer
Alçak frekanslar duvarlardan ve döşemeden kolayca geçer, komşuya ulaşan da genelde bu bölge oluyor.
Birkaç önlem işe yarıyor. Subwoofer’ı yalıtım ayaklarının ya da kalın bir keçenin üstüne koymak titreşimin zemine geçmesini azaltır. Seviyeyi bir kademe kısmak, geç saatlerde gece modunu açmak da yardımcı olur.
Küçük gövdeli modeller de bu senaryoda mantıklı duruyor. Salonu sarsmıyorlar ama sistemin eksik alt bölgesini tamamlıyorlar.
Teknik değerler ne anlatıyor
Kutunun üstündeki sayıların hangisi işe yarıyor, hangisi süs?
Frekans aralığı en çok bakılan değer. 20 hertze kadar inebildiğini söyleyen bir subwoofer kağıt üstünde etkileyici durur, ama o frekansı hangi ses seviyesinde ve ne kadar bozulmayla ürettiği yazılmadığı sürece sayı tek başına pek bir şey anlatmaz.
Sürücü çapı kaba bir fikir veriyor. Büyük koni daha çok hava iter, ancak kabin tasarımı ve amplifikatör gücü olmadan tek başına sonucu belirlemiyor.
RMS gücü, tepe gücünden daha anlamlı bir ölçü. Tepe değeri anlık bir sınırı gösterirken RMS sürekli çalışma gücünü verir.
Sıkça sorulan sorular
Soundbar ile subwoofer birlikte kullanılır mı? Kullanılıyor, çoğu soundbar zaten ayrı bir subwoofer ile geliyor. Bağlantı genelde kablosuz kuruluyor; kurulum adımlarını soundbar bağlantı rehberimizde anlattık.
Kaç inç subwoofer almalıyım? Oda büyüklüğü belirliyor. Küçük odalarda 8 ila 10 inç yeterli olurken, büyük salonlarda 12 inç ve üstü tercih ediliyor.
İki subwoofer gerekli mi? Gerekli değil ama odadaki bas düzensizliğini azalttığı için büyük odalarda belirgin fark yaratıyor.
Sadece müzik için subwoofer mantıklı mı? Mantıklı. Küçük hoparlörlerle kurulan müzik sistemlerinde alt bölgeyi tamamladığı için ana hoparlörleri de rahatlatıyor.
Bir sisteme subwoofer eklemek, çoğu zaman hoparlörleri komple değiştirmekten daha fazla fark yaratıyor. Soundbar ve hoparlör kategorilerinde subwoofer ile birlikte gelen setler bu işi tek adımda hallediyor. LG GX bu tarz paketlere bir örnek.